Haberler
Mart Ayı Mezuniyet Sonrası Toplantısı

“Karaciğerin Venöz Trombotik Hastalıkları ”
17 Mart 2007
17.00-19.30
Kervansaray Oteli, BURSA
Değerli Meslekdaşlarımız,
Karaciğerin başlıca yaşam kaynağı olan portal ven ile hayati organlarla bağlantısını sağlayan hepatik venin tıkanmalarına, görüntüleme yöntemlerindeki hızlı gelişmeler sayesinde sıkça rastlar olduk. Bu ayki toplantımızın konusunu da etyoloji ve tedavisini belirlemede hala çok zorlandığımız, karaciğer nakli olabilecek bireylerde önümüzü tıkayabilen karaciğerin venöz trombozlarına ayırdık. Trombofili yani tromboza eğilim yapan hastalıklar kendilerini dolaşım ağının önemli noktalarında tıkaçlarla gösterir.
On altıncı yüzyılın büyük yazar ve filozoflarından Rabelais kahramanı dev Gargantua’ ya “Natura Abhorret Vacuum” (Doğa boşluktan nefret eder) dedirtirken metaforik anlamda sanki bu tabloları tanımlar !
İster tek başına ,ister mezenterik ven ya da diğer venöz trombozlarla birlikte olsun portal ven trombozu presinüzoidal ektrahepatik portal hipertansiyonun önemli nedenidir ve morbiditesi yüksektir.Zeminde yatan siroz varlığında ise senaryo daha da ürkütücüdür.
Budd ve Chiari’nin 19. yüzyılda “hepatik venlerin obliteran endoflebiti” adını verdikleri hepatik ven trombozu ise tromboza eğilimle seyreden genetik, edinsel, inflamatuvar ya da malign hastalıkların ara ya da son istasyonu olabilir. Budd Chiari’yi tanımak, hele erken tanımak bilgi ve sezgiyi gerektirir.Çünkü bu hastalık akut, subakut, fulminant karaciğer hastalığı ya da karaciğer yetmezliği ile kapımızı çalabilir. Goethe’nin deyimiyle “İnsan ancak bildiğini görür”.
Venooklüziv hastalık ya da günümüzdeki adıyla “sinüzoidal obstrüksiyon sendromu” ise
kemik iliği naklinin yaygınlaşmasıyla birlikte daha sık karşı karşıya geldiğimiz, transplantasyonu takiben ilk 35 günde oluşan bir hastalık olup , kullanılan ilaçlara, graftın tipine ve hasta özelliklerine bağlı olarak hastaların %10-60’ında oluşmaktadır.Diğer taraftan sağlıklı yaşama adına günümüzde özellikle “nisa taifesi” arasında kasırga gibi esen, uzak doğu kökenli, no name (isimsiz) “bitkisel çay” histerisinin de bu hastalığa ne kadar katkısı olduğu bilinmemektedir.
Bu toplantının 1335 yılında Osmanlı İmparatorluğunun ilk başkenti olan Bursa’ da yapılması da boşuna değildir. Büyük eğitimci Hasan Ali Yücel’in deyişiyle "Yaradan ve insan, birbirine Bursa'da olduğu kadar hiçbir yerde bu denlü derin karışmamıştır.” Tıp,insan ve mekanın içice ve derinlemesine füzyona uğrayacağı bu toplantıya hepinizi davet eder , toplantının başarılı geçmesini dileriz.
Prof.Dr.Selim Gürel Prof.Dr.Nurdan Tözün
TKAD Yönetim Kurulu Üyesi TKAD Başkanı
Karaciğerin Venöz Trombotik Hastalıkları
Sempozyum
17 Mart 2007
Kervansaray Oteli ,Bursa
17.00-19.30
Program
Açılış Konuşmaları: Prof.Dr.Nurdan Tözün, Prof.Dr.Selim Gürel
1.Oturum
Başkan: Prof.Dr.Faruk MEMİK
-Trombofili Etyopatogenezi
Prof.Dr.Fahir ÖZKALEMKAŞ , UÜTF , Hematoloji B.D Öğretim Üyesi
-Venöz Trombotik Hastalıklarda Görüntüleme
Doç.Dr. Arzu POYANLI , İÜTF , Radyoloji A.B.D Öğretim Üyesi
-Portal Ven Trombozu
Prof.Dr.Enver DOLAR , UÜTF , Gastroenteroloji B.D Öğretim Üyesi
A R A
2.Oturum
Başkan:Prof.Dr.Atilla ÖKTEN
-Hepatik Ven Trombozu
Doç.Dr.Murat KIYICI , UÜTF , Gastroenteroloji B.D Öğretim Üyesi
-Mezenter Ven Trombozu
Prof.Dr.Kadir DEMİR , İÜTF , Gastroenteroloji B.D Öğretim Üyesi
-Karaciğerin Venöz Trombotik Hastalıklarında Cerrahi Girişimler
Doç.Dr. Remzi EMİROĞLU , UÜTF , Genel Cerrahi A.B.D Öğretim Üyesi
Tartışma
Bilimsel Sekretarya;
Prof. Dr. Selim Gürel
gurels@uludag.edu.tr
0532 655 32 26
Akşam yemeği: İskender Efendi Konağı
Kervansaray Termal Oteli 3 Dönüm arazi üzerine 1984 yılında kurulmuş Bursa'nın en gözde otellerindendir. Kervansaray Termal Otelinin en büyük özeliği Roma döneminden kalan hatta Bizans Kraliçesi Thedora'nın güzelliğinin ve gençliğinin sırrını keşfettiği Eski Kaplıca adı altında hizmet veren şifa kaynağı kaplıcaya sahip olmasıdır.
ÇEKİRGE MEYDANI 16080
BURSA / TÜRKİYE
Telefon : +90 224 233 93 00 PBX (24 HAT)
Fax : +90 224 233 93 24
« Geri
|